Emzirme ve Anne Sütü Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

Emzirmek bir anne için şüphesiz ki en kutsal görevlerden biridir. Her ne kadar doğum öncesi kurslarla hazırlıklar yapılsa, kitap, internet gibi çeşitli kaynaklar araştırılıp bilgi edinilse de, anneliğin ilk günlerinin verdiği deneyimsizlik bazı yanlışlar yapmaya sebep olabilir. Anneler daha konforlu olduğunu düşündükleri memeyi makas şeklinde tutarak emzirme alışkanlığından maalesef vazgeçemiyor. Anne için daha konforlu gibi görünen makas tutuşu emzirme tekniği süt kanallarının akışını tıkayarak bebeğe yeterli sütün ulaşmasını engeller. Ayrıca ilerleyen dönemlerde tıkanmış kanallar ağrı ile seyreden dolu meme rahatsızlığına da sebep olabilir. Tüm bu olumsuzluklar yenidoğan bebeğinizi yeteri kadar emzirememenize, bebeğin kilo alımının yavaşlamasına, yaşamının ilk günlerinde sarılık riskinin artmasına ve göğsünüzün boşalmayarak süt kanallarının tıkanması nedeniyle ağrı hatta ilerleyen dönemlerde iltihaplı sert dokuların oluşmasına sebep olabilir. Bu nedenle verdiğimiz tüm eğitimler, memenin emzirme sıradında C tekniği ile tutulması yönündedir. Bu teknikle, 4 parmağınızı memenin altına yerleştirerek meme ağırlığını siz desteklersiniz. Baş parmakla da göğsünüzün üst kısmını bastırarak, bebeğin burun deliklerinin kapanmasını önlersiniz. Böylelikle bebek emme sırasında kahverengi meme başı bölgesini daha rahat ağzına alır ve meme ağırlığı olmadığı için daha az efor sarfederek emer. Kolay yorulmaz ve emzirme süreci başarı ile sonlanır.

Doğumun hemen ardından süt üretimi başlar. Ancak anne, az gelen sütün bebeği doyurmadığını, ona yetmediğini, halk arasındaki tabirle sütünün inmediğinden şikayet eder. Yenidoğan bebeklerin mide kapasiteleri çok küçüktür. Yaşamın ilk günlerinde genel olarak 30 ml anne sütü onların doyması için yeterlidir. Bebeğin beslenme ihtiyacı ilk haftadan sonra artmaktadır. Anneler bu dönemde sütün daha çok gelmesi için boza, lohusa şerbeti, meyve suyu, soğan ve bunlara benzer süt artırıcı bir çok yiyecek ve içecek tüketirler. Anne sütünün artması için gereken tek şey bebeği her istediğinde emzirmektir. Emzirme sırasında bebeğin memeyi uyarması ile birlikte beyindeki hipofiz bezinden prolaktin hormonu salgılanır ve süt üretimi başlar. Yine hipofiz bezi (arka hipofiz) Oksitosin hormonu salınımına başlayarak süt kanallarından meme başına sütün akmasını sağlar. Bebeğin her istediğinde ve istediği kadar anne memesinde kalmasına izin vermek gerekir. Bebek, anne memesinde sadece beslenme ihtiyacı için kalmaz. Anne kokusu, sesi onun için en güvenli limandır. Bu nedenle yalancı emzik vermekle bebeğinizin güven doyumuna ulaşmasını elinden almış olursunuz. Bırakın her istediğinde emsin, ten temasında bulunun sizin sıcaklığınız onunda vücut sıcaklığını etkileyecek üşümesini önleyecek, kendini güvende hissedecek ve daha mutlu bir bebek olacaktır.

Meme başı çatlağı olduğunda aslında en güzel onarıcı ilaç yine anne sütüdür. Meme başı çatlaklarında kalkan kullanmak belki teması engelleyecektir ama yine süt kanallarına baskı oluşturacağı için daha farklı meme sorunlarını da beraberinde getirebilir. Bu duruma sebep olan en önemli etken bebeğin memeyi doğru kavrayamamasıdır. Yanlış tuttuğu memenin sadece ucunu emerse meme başı çatlakları kaçınılmaz olacaktır. Bu nedenle doğum öncesi dönemde tabiki kadın doğum hekiminin bilgisi dahilinde 36 haftadan sonra meme başını yumuşatmak ve çıkarmak için ufak masajlar yapabilirsiniz. Her emzirme sonrasında biraz anne sütünü meme başı üstüne sürebilirsiniz. Meme başının açıkta kalması ve hava almasına özen göstermeli ve günde 1 kez ılık duş alarak rahatlama sağlayabilirsiniz. E vitamini kapsülleri ile yara iyileşmesini hızlandırabilirsiniz. Tabi tüm bunların haricinde doktorunuzun vereceği meme başı kremlerini de kullanmayı tercih edebilirsiniz.

Anne sütü ve emzirme sizi gebelikten koruyan garantili bir yöntem değildir. Doğum sonrasındaki 40 gün çiftler arasındaki cinsel birleşme yasaktır. Kanamanın devam etmesi, normal adet görme döngüsünün başlaması kişisel faktörlere göre değişiklik gösterebilir. Sütün koruyuculuğu için lohusalık sonrasında adet kanamalarının başlamamış olması, bebeğin sadece anne sütü ile beslenmesi ve bebeğin 6 aydan küçük olması gibi bazı kriterlerden bahsedilmektedir. Tüm bu kriterler sağlanmış olsa dahi sütün koruyuculuğuna güvenerek korunmasız cinsel birliktelik yaşamamaya dikkat etmek gerekli. Aksi takdirde peşpeşe gelen gebelikler nedeniyle zorlu bir gebelik-annelik döngüsü yaşayabilirsiniz.

Bir Yorum Bırak